Konjenital (Doğuştan) Diş Eksikliği Tedavisi

Konjenital (Doğuştan) Diş Eksikliği Tedavisi

Doğuştan eksik dişlerden bahsedildiğinde genellikle daimi dişler söz konusudur. Büyüme ve gelişim döneminde 6 ay - 24 ay aralığında tüm süt dişlerin sorunsuz çıktığı gözlenir. Eğer çürük veya başka bir sorun olmazsa 6 - 12 yaş aralığına kadar süt dişleri ağızda kalır. Süt dişlenme dönemi ismi verilen bu dönemi 6 yaşından sonra karışık dişlenme dönemi takip eder.

Çocuklarda 6-12 yaş aralığında süt dişlerin sırayla sallanıp düştüğü ve yerine daimi dişlerin sürdüğü döneme karışık dişlenme dönemi ismi verilir. Bazı durumlarda süt dişleri sallanmaz ve yerine yeni diş gelmez. Süt dişinin düşmemesi ve yerine yeni dişin çıkmamasına neden olabilecek durumlar; daimi dişlerin gömük kalması ve çıkamaması olabileceği gibi daimi dişin doğuştan eksik olması da mümkündür. Çıkmayan daimi dişin, eksik veya gömük olduğu ancak diş röntgeni ile anlaşılabilir.

Doğuştan Diş Eksikliği Neden Olur ve Hangi Dişlerde Daha Sık Gözlenir?

Doğuştan eksik dişin varlığından hastalar genellikle 12 yaş civarı haberdar olur. Bir dişin konjenital eksikliğinin tek nedeni genetiktir. Evrimsel süreçte apandis gibi kullanılmayan organların zamanla köreldiği (rudimenter organ) veya eksildiği gözlenmektedir. Günümüzde de 32 dişin ağızda nadiren sorunsuz olarak işlev görür.

Pişmiş ve rafine gıdaların tüketilmesi nedeniyle daha az diş ve çiğneme basıncı ile beslenme fonksiyonu gerçekleştirilir. Bu yaklaşımda zamanla artan oranlarda eksik dişler görülmesi beklenmektedir. Eksikliği görülen dişler sıklıkla diş gruplarının son (distal) dişleri olmaktadır. Örneğin azı dişlerinin son sonuncusu olan 3. büyük azı veya yirmi yaş dişleri, küçük azı dişleri arasında 2. küçük azı dişleri ve kesici dişler arasında yan kesici dişlerin eksikliği gözlenir.

Doğuştan Diş Eksikliğinin Tedavisi Nasıl Olur?

Doğuştan diş eksikliği için 3 farklı tedavi yaklaşımı bulunur. Bunlardan birincisi daimi dişin çıkmadığı yerde kalan (persiste) süt dişinin ağızda kullanılmaya devam edilmesidir. Ortodontik tedavi olsun veya olmasın eğer süt dişinin yapısı uygun ve sağlıklıysa uzun yıllar ağızda kalabilir. İkinci tedavi seçeneği olarak diş boşluğunun yapay dişle doldurulması planlanır. Bunun için eksik bölgeye implant veya köprü diş protezi ile yapay porselen diş yerleştirilir. İmplant tedavisinin uygulanabilmesi için hastanın 18 yaşında olması gerekir. 12 yaşında daimi diş eksikliği saptanan durumlarda, eksik olan bölgedeki alveol kemiğinin sağlığı için ilgili süt dişinin 18 yaşına kadar ağızda tutulması önem arz eder.

Doğuştan daimi diş eksikliği için üçüncü tedavi seçeneği, eksik diş boşluğunun ortodontik olarak kapatılmasıdır. Sadece bu nedenle olsun veya mevcut başka ortodontik anomaliler nedeniyle olsun, ortodontik tedavi sürecinde eksik diş boşluğu kapatılabilir. Kapatma işlemi sonrası komşu dişlerin boşluğa doğru kaydığı gözlenir. Genellikle 20 yaş dişleri bu tedavi sonrası daha rahat sürecektir.

Neden Her Eksik Diş Boşluğu Ortodontik Olarak Kapatılmaz?

Eksik diş boşluğunun ortodontik olarak kapatılması söylendiği kadar kolay olmayan bir işlemdir. Genellikle dişler arasında alt ve üst ile sağ ve sol bölgeler arasında bir denge bulunur. Özellikle tek taraflı eksikliklerde bu dengenin bozulmaması için diğer bölgelerden de daimi dişin çekilmesi gerekebilir. Her vaka diş çekimine uygun olmayadabilir. Özellikle dişleri ön arka yönde çok geride kalan, yani belirgin olmayan kişilerde ve derin kapanışa sahip kişilerde diş boşluklarının kapatılması mevcut bozukluğun daha da kötüleşmesine yol açabilir. Diş boşluğunun kapatılması uygun olsa da, uzun bir ortodontik tedavi sürecinin olduğu ve hastanın bu süreçte hekimle işbirliği yapması gerektiği unutulmamalıdır.

Doğuştan eksik dişlerin ortodontik tedavisinde bölgedeki süt dişinin çekilip çekilmeyeceği, boşluğun kapatılıp kapatılmayacağı kararı bir ortodonti uzmanı muayenesi sonrası netlik kazanır. Bazı durumlarda iki tedavi seçeneği de mümkün olabilir, iki farklı seçeneğin tedavi süreleri ve avantaj/dezavantajları ortodontist tarafından hasta ile paylaşılır ve beraber ortak bir paydada buluşulur.

Sonraki Yazı